TÜRKİYE SANAYİ, YATIRIM ve TEKNOLOJİ MERKEZİ KAZAN

Kazan, başkent Ankara’ya 47 km uzaklıkta tarih, doğa ve kültür hazinesine sahip, şirin bir Anadolu ilçesidir. İlçenin kurulduğu bölge, bir yerleşim yeri olarak eski çağlardan günümüze kadar varlığını sürdürmüştür.

Kazan’da 1970’li yıllardan sonra çok sayıda sanayi tesisi kurulmaya başlanmış ve günümüzde Türkiye’de pek çok organize sanayi bölgesinden daha büyük bir potansiyele sahip konuma yükselmiştir. Bugün ilçemizde çelik kontrüksiyon, makina montaj ve imalatı, petrol ürünleri, zirai ilaç, gıda, inşaat, yem ürünleri, kimya ve nakliyat dalları başta olmak üzere mal ve hizmet üretimi yapılmaktadır. TUSAŞ’da dahil olmak üzere iç ve dış piyasaya üretim yapan Türkiye’nin sayılı kuruluşlarınında bulunduğu 750 civarında fabrika ve işletme ilçemizde bulunmaktadır.

* Ankara’nın ilçeleri ve Kazan coğrafi konumu.

Kazan Adının Kaynağı

Kazan, Ankara’ nın kuzey batısında bulunan Akıncı ovasında kurulmuştur. Ovanın kuzey bölümü Kazan, güney bölümü ise Sincan ilçesi sınırları içerisinde kalmaktadır. En büyük akarsuyu ise Akıncı ovasından geçen Ova çayıdır. Kaynaklarını Çorba dağı yamaçlarından alan Ova çayı, ilçe sınırları içerisinde bir süre kuzeydoğu-güneybatı yönünde aktıktan sonra kuzeyden gelen Kurtboğazı deresini de içine alarak Akıncı ovasına girer.

Akıncı ovasını boydan boya kateden Ova çayı, çağlayarak aktığı günleri çoktan geride kalmış ve artık küçük bir dereye dönmüştür.

Akıncı ovasının genişliği kuzeyde 2-3 km. iken, bu değer güneye doğru giderek artar ve ovanın güneyinde 10-12 km.’yi bulur. En yüksek nokta Karyağdı Dağının Keklikdoruğu tepesi 1.484 m. en alçak kesim ise 830 m. yükseklik değeri ile Kışja köyünün güneyinde bulunmaktadır. İç Anadolunun Yukarı Sakarya bölümünde bulunan ilçemizin kuzeyinde Kızılcahamam, doğuda Çubuk, güneyde Yenimahalle ve Sincan, güneydoğuda Keçiören, batıda Ayaş ilçeleri İle komşudur.

Kazan’ ın batı ve kuzeybatı sınırından Köroğlu dağlarının güney uzantılarını oluşturan Karyağdı dağı ve Mire dağı yamaçları geçmektedir. Kuzeyde ise ilçe sınırları Çorba dağının yamaçlarından geçer. İlçenin batı sınırı aynı şekilde Ayaş dağlarının doğuya bakan yamaçlarından geçmektedir.

Yurdumuzun hemen her yerinde şehir ve köylerin isimleri çoğunlukla efsane ve rivayetlere dayanır.

Halk arasındaki yaygın inanışa göre de ilçemiz ismini 1402 yılında yapılan Ankara savaşından almıştır. Esasen Ankara savaşı incelendiğinde bu ihtimalin hiç de uzak olmadığı söylenebilir. Ankara savaşı bugünkü Çubuk-Kazan arasında kalan Mire dağı çevresinde cereyan etmiş ve iki ilçenin tarihinde derin izler bırakmıştır.

Kazan İsminin, Ankara savaşında Yıldırım Beyazıt’ ın bu bölgede ordugah kurup kazan kaynatmasından geldiği şeklinde yaygın bir kanı varsa da savaş incelendiğinde bunun tamamen doğru olduğunu söylemek güçtür. Kazan İsmini muhtemelen, yenilgiye uğrayan Osmanlı ordusunun ağırlıklarını bu bölgede bırakıp çekilmesinden sonra devasa kazanların burada kalmasından ileri gelmiştir.

Ankara savaşı sonuçları itibariyle gerek Osmanlı tarihi ve gerekse yerel tarih açısından son derece önemlidir. Bu gün Kazan’ın çevresindeki bir çok yerleşim yeri Ankara savaşının izlerini taşımaktadır. Bir görüşe göre Mürted ovasının ismi de yine bu savaşla ilgilidir. Vaktiyle Mürted ovasında Moğollara mensup Kara Tatarların yaşadığını tarih kitaplarından öğreniyoruz. Kara Tatarlar başlangıçta Yıldırım Beyazıt’ın yanında yer almasına karşın, daha sonra savaşın en kritik anında saf değiştirerek Timur’un tarafına geçmişler ve Osmanlı ordusunun ağır bir yenilgi almasına neden olmuşlardır. Bunun üzerine bölgede yaşayan halk Kara Tatarlara bu ihanetleri nedeniyle dinden dönen anlamına gelen Mürted ismini vermiştir. Kara Tatarların yaşadığı bu bölge de Mürted ovası olarak anılmaya başlamıştır.

Son olarak yöremizde çok sayıda Oğuz boy adlarını taşıyan yer isimlerine bakarak İlçemizin isminin Kazan Türklerinden gelmiş olabileceği de ayrıca araştırılmaya değer bir konudur.

Yakın tarihi incelendiğinde Kazanda halkın geçim kaynağının sanayi ve ticaretten ziyade daha çok tarım ve hayvancılığa dayalı olduğu görülür. Ulaşım imkanları ve Ankara’ya yakınlığı nedeniyle 1970′ li yıllardan başlayarak, tarım ve hayvancılığın getirilerinin az olması, mirastan dolayı arazilerin parçalanması nedeniyle insanları başka yollardan geçim sağlamaya yöneltmiş ve köylerden Kazanın merkezine ve Ankara’ya göç vermiştir.

Yerel ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanan yörede son yıllarda yoğun bir şekilde sanayileşme olduğu görülmektedir. Bu durum Kazan’ın civar ilçe ve illerden göç almasına ve beraberinde yoğun bir konut yapılaşmasına yol açmıştır. Buna bağlı olarak da Kazan tarımdan geçimini sağlayan küçük bir Anadolu kasabası olmaktan hızla kurtulmuştur.

İlçemizin ekonomisini ağırlıklı olarak tarım ve hayvancılık oluşturmakla birlikte sanayi de hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır. Kazan’ın içerisinden geçen Ankara-İstanbul karayolu kenarında 1970’li yıllardan sonra çok sayıda sanayi tesisleri kurulmuştur. Özellikle Saray köyü ve Fatih mahallesi çevresinde bu tesisler yoğunlaşmıştır. Saray köyü bir organize sanayi bölgesi olmamasına rağmen iş hacmi ve çalışanların sayısı dikkate alındığında Türkiye’de pek çok organize sanayi bölgesinden daha büyük bir potansiyele sahiptir.

Köylülerin bir kısmı bu endüstri kuruluşlarında çalıştığından, Kazan’ ın köylerinden Ankara’ya olan göçü bir ölçüde de olsa yavaşlattığı söylenebilir. Bu gün ilçemizde çelik konstrüksiyon, makine montaj ve imalatı, petrol ürünleri, zirai ilaç, gıda, inşaat, yem ürünleri, kimya ve nakliyat dalları başta olmak üzere, iç ve dış piyasaya üretim yapan irili ufaklı 150 kadar fabrika bulunmaktadır.

Kazan merkezde ise sanayileşme 1980’li yıllarda başlamıştır. 199O’ lı yıllardan sonra da Fatih Mahallesinde bulunan büyük ve küçük ölçekli sanayi bölgesinin kurulması ile bu gün yurtdışı ile çalışan çok sayıda şirket faaliyetini sürdürmektedir. Bölge bu özelliği ile büyük bir önem kazanmıştır.

Kazan ve çevresinde bulunan işyerlerinin hacmi konusunda bir veri olarak da maliyeye kayıtlı 1009 vergi mükellefi, 247 kurumlar vergisi mükellefi olduğu bilgi olarak verilebilir. Bu işyerlerinden 2002 yılı itibariyle 67 trilyon vergi tahakkuku yapıldığı, 63 trilyon vergi tahsilatı yapıldığı dikkate alındığında büyüklükleri, Kazan ve Türkiye ekonomisine olan katkıları daha iyi anlaşılacaktır. Bu şirketlerde sağlanan iş istihdamı nedeniyle Kazan merkezde nüfus buna bağlı olarak yapılaşma hızlı bir gelişme içerisindedir.